|
Cilt altına (subkutan dokuya) ince bir iğneyle (30 G iğne -" 0,3 diyametre) karbondioksit gazı enjekte edilmesidir. Karbondioksit mekanik olarak yağ hücrelerini yok ederken bir yandan da kan dolaşımını canlandırır. Düzelen kan dolaşımı uygulama yapılan bölgeye bol miktarda oksijen ulaşmasını sağlar. Bu reaksiyonlar sonucunda dokular düzene girer, hücrelerde sıkışan sıvı birikimleri dağılır.
Karbondioksit toksik midir?
Karbondioksit Tedavisi Nedir?
Bölgesel yağlanmaların olduğu yerlere uygulanan bir zayıflatma metodudur. Vücudun, karbondioksit verilen bölgede bol oksijen pompalayıp yağları parçalaması ve eritmesi esasına dayanan bu sistem günümüzdede sıkça kullanılmaktadır. Deri altına istenilen miktarda ve hızda verilen gaz bu bölgede yağ parçacıklarının parçalanmasını sağlar. Ote yandan vücut derhal bu bölgeye oksijen göndermeye başlar. Bu oksijen mevcut kılcal damarlar ile taşındığı gibi, az çalışan ya da çalışmayan kılcal damarlar ile de taşınmaktadır. Böylelikle bu bölgedeki oksijen miktarı artar, artan oksijen yağların daha çabuk erimesini sağlar.
Karbondioksit tedavisi yada karbondioksit ile zayıflama yöntemi coğu zaman mezoterapi, elektro-lipoliz ve LPG gibi zayıflatma sistemleri ile desteklendiğinde daha çabuk sonuçlar alınabildiği belirtilmektedir.
İlk olarak 1932 yılında Fransa'da tıkanan atar damar hastalıklarının tedavisinde kullanılmıştır. 1993 yılından itibaren selülit tedavisinde başarıyla uygulanmaktadır.
Karbondioksit oksijene göre 20 kat daha hızlı dağılan bir gazdır. Uygulama sonrası bölgeye çevre dokulardan daha fazla oksijen gelir ve dolaşım hızlanır. Karbondioksit hızla uzaklaştırılır. Yağ yakımı artar.
Etkileri Nelerdir?
Dokuların daha fazla oksijenlenmesi sağlanır
Kılcal damar kan akımı artar.
Yeni kılcal damar oluşumu gözlenir.
Yağ dokusundaki oksidatif yağ yıkımı artar.
Bağ dokusunun ana elemanı olan kollajen ve elastin sentezi artar.
Kullanıldığı Yerler?
Selülit ve bölgesel yağlanmaların tedavisinde tek başına veya kombine olarak.
Kırışıklık, deri sarkmaları, elastikiyet kayıpları ve çatlak tedavisinde.
Sedef hastalığında,
Atar ve toplardamar dolaşım bozukluklarında.
Venöz ülserlerde.
İmpotans tedavisinde
Yan Etkileri Nelerdir?
Hafif bir ağrı.
Nadiren bir kaç saat süren deri altında çıtırdama sesi.
Uygulanma Şekli
Etki Süresi
Bu tamamıyla hastaya bağlıdır. Düzenli egzersiz ve diyet uygulanırsa etkisi yıllarca ,sürebilir .Beslenme alışkanlıklarında değiklik yapılmaz,spora önem verilmezse ,hasta kısa sürede eski haline dönebilir.
Kalıcı çözüm için sürekli bakım
Hareket + Düzenli Beslenme + Masaj
Selülit azaltılabilir ve kontrol altına alınabilir ama "tamamen" yok edilemez. Selülit sürekli bir oluşumdur. Bu nedenle alınacak önlemlerin ve tedavinin de sürekli olması gerekir.
Bu tedavinin esası, sıvı toplanmasını kontrol etmek ve kan dolaşımı ile lenf dolaşımını düzene sokmaktır. Tedavinin başarısı doğal olarak selülitlerin durumuna bağlıdır. Çok sertleşmiş selülit tabakaları tamamen düzleştirilemez. Ancak daha erken safhalardaki oluşumlarda çok iyi sonuçlar alınmaktadır.
Gıdı
Göbek
Kollar
Kalça
Karın
Bacak
olarak istenilen bölgeye uygulama yapılmaktadır. Seans süresi on -"onbeş dakika kadardır. Gerekli bolgeye karbondioksit enjeksiyonu yapılır Bu enjesiyonların sayısı sınırlıdır, çünkü etkisi geniş bir alana yayılır.Bazı hastalar, kılcal damarların genişlemesi nedeniyle,enjeksiyon yapılan bölgede hafif yanma hissedebilirler.Ancak bu yanma hissi saniyede kaybolur.Ardından enjeksiyon yapılan alan biraz şişer , buda en fazla yarım saat sürer.Sonra herşey normale döner ve hasta klinikten çıkınca günlük yaşantına kaldığı yerden devam edebilir. Seans bitimleri süresince kişi darbelerden korunmalı ve sıkı şeyler giymemelidir.
Karboksi terapinin kullanıldığı alanlar
Karın, kalça, bel, bacak gibi bölgesel yağlanmanın giderilmesi.
Selülitlerin eritilmesi.
Cildin sıkıştırılması.
Çatlakların tedavisi.
Plastik cerrahiyle yağları alınan vucutların toparlanması.
Yüz cildinin gençleştirilmesi.
Seans Sayısı
Seans sayısına hastanın durumuna göre karar verilir. Onbeş-yirmi seansta selülitler ve yağlanma azalır .İdeal tedavi bir gün arayla tekrarlanmalıdır.Ancak bazı durumlarda haftada iki hatta tek seans bile yeterli olabilir.Beşinci seanstan sonra ciltte gözle görülebilen olumlu farklar gelişir.Cilt daha sıkı ve pürüzsüz bir görünüme kavuşur.ö-zellikle sekiz-on seans sonra subkutan dokuda belirgin bir sıkışma meydana gelir.
Vücudumuzdaki hücreler normal olarak karbondioksit üretirler .Cilt altına verilen karbondioksit ,kan dolaşımındaki oksijeni artıran bir reaksiyona neden olur.Sonuçta yağları yakan, hücreleri düzenleyen ve metobolizmayı düzelten,yabancı bir madde değil,kendi vücudumuzun canlanmasıdır.
|