|
Allerjik rinit (saman nezlesi), toplumda sık görülen allerjik hastalıkların en önemlilerinden biridir. 19. Yüzyılda hastalık ilk olarak tanımlandığında yanlış bir isimlendirme ile “saman nezlesi” denmiştir. Daha sonra hastalığın polenlerle ilgili olduğu belirlenmiş ancak “saman nezlesi” terimi kullanılmaya devam edilmiştir. Polenler dışında besin maddeleri (çilek, fındık, yumurta, balık gibi), ev tozu, hayvan tüyleri veya mesleki ortamda karşılaşılan maddeler de allerji yapabilir. Özellikle allerjik olan anne ve/veya babaların çocuklarında görülme sıklığı daha fazla olan bu hastalık; endüstriyel gelişmiş ülkelerde, çevre kirliliği gibi faktörlerin artması ile giderek artmaktadır
Hastalığın başlama yaşı genellikle küçük yaşlarda olmakla birlikte, ileri yaşlarda da belirtiler ortaya çıkabilir. Havayla solunan parçaçıklara karşı gelişen allerji hastalığı neden olmaktadır. Hastalık; akan kaşınan burun ve göz( aynı zamanda konjuktivit), hapşırma, boğaz kaşıntısı, burun ile boğazda çok miktarda akıntı, burun tıkanıklığı, öksürük ve baş ağrısı ile kendini belli eder. Bu kişilerde devamlı bir burun çekme, burun kaşıma nedeni ile özel mimikler gelişir. Allerjik rinit ağır bir hastalık olmamasına rağmen kişiyi son derece rahatsız edebilir; uykuyu, yemek yeme ve yaşam şeklini olumsuz etkiler; okul ve işgücü kaybına yol açar.
Diğer allerjik hastalıklarla (egzema, astım ve allerjik konjuktivit-göz nezlesi-) beraber görülmesi olasılığı yüksektir.
Allerji düşünülen durumlarda tanıyı kesinleştirmek için bazı testlerin yapılması faydalıdır. Bu testler 4 gruba ayrılır: serolojik (kan) tetkik, prick-test (derideki spesifik antikorların gösterilmesi), burun sekresyonunun kimyasal analizi ve burun içine allerjen maddelerle yapılan uyarı testi. Ancak ülkemizde allerji testlerinin yapıldığı merkez sayısı kısıtlıdır. Her an her yerde allerji testlerini yapmak mümkün değildir. Bu sebeple neye duyarlı olunduğu gösterilmeden tedaviye başlanabilir. Tanıdan şüphe duyulduğu durumlarda önce testlerin yapılıp sonra tedaviye başlanması tercih edilebilir
Allerji tanısı doğrulandıktan sonra uygun tedavi başlatılmalıdır.
1-Allerjen uyaranlarla temasın kesilmesi: Hastanın ilk aşamada hangi maddeye karşı allerjisi varsa o maddeden nasıl kaçınacağını öğrenmesi ve önlemleri alması gerekir. Tedavinin etkili olabilmesi için en önemli kural budur.
2-Akupunktur uygulamasında iğne uyaranları ile antihistaminik etki ortaya çıkarılmakta ve bu etkiye bağlı alerjik nezle giderilmektedir.
3-Cerrahi: Daha çok aşırı büyümüş burun etlerinin veya poliplerin tedavisine yönelik olarak yapılır.
En etkili tedavi yöntemi uygulansa bile eğer allerjen maddelerle yoğun olarak karşılaşılıyorsa başarı şansının düşük olduğu unutulmamalıdır
|