Akupunktur

Dünya sağlık örgütü (WHO)tarafından kabul edilip, desteklenen bir tedavi şekli olan akupunktur. Latince acus-iğne, puncture-bastırma yani iğne batırma anlamına gelir. Fakat günümüzde akupunktur tedavisinde tek aracımız iğne değildir. Doğru bir şekilde bulunan noktalar lazer ışını ile uyarılınca lazer akupunktur yapmış oluruz yada akupressör ile uyarılınca yine iğne gibi şifa verici bir etki yaratacaktır. Akupunkturda nokta seçimi önemlidir. Uyarı farklı şekillerde olabilir.

Akupunktur birçok hastalığın tedavisinde kullanılan, etkili bilimsel bir tedavi yöntemidir. Çin’de yaklaşık 5000 yıl önce bulunarak başlanan tedavi yöntemi, günümüz modern tıbbın içinde gittikçe yaygınlaşan bilimsel bit tedavi yöntemi olmuştur. Tedavi sırasında genel vücut, kulak, baş ve ellere akupunktur uygulanabilir. Bunlar tek başına veya kombine olarak ta kullanılabilir.

Yan etkisiz ve ilaçsız bir tedavidir.


Akupunktur noktası adını verdiğimiz alanlar cilt altı veya kas içinde bulunan alanlardır. Son zamanlarda yapılan tüm çalışmalarda bu bölgelerin diğer cilt alanlarından daha farklı bir elektrik potansiyelinin olduğunu göstermiştir.

Hücrenin uyarılmasına bağlı Na=Sodyum ve K=Potasyum dengesi değişir. Bu da hücre memran potansiyelini değiştirir(60mV). Bir başka araştırmacı ise akupunktur noktalarının bulunduğu alanlarda daha fazla cilt papillaları bulunduğunu ispat etmiştir.

Bir başka deyişle bu noktalarda sinir hücrelerinin alıcılarının daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Gene birçok akupunktur noktası sinir dermatom bölgesine göre dağılım gösterir. Dolayısıyla bu bölgeler kasların motor nöron plaklarına isabet ederler. Bu da demek oluyor ki akupunktur noktasını iğne veya diğer yöntemlerle uyardığımız zaman hem o bölgedeki sinirlerin uyarılması hem de bu uyarıların merkezi sinir sistemine taşınarak (beyne) beyni uyarması gerçekleşir. Beyin de aynı ölçüde cevap vererek birtakım maddelerin Beta endorfin, serotonin, bradikinin v.s salgılanmasını sağlar. Bunlarda rahatsızlıkları giderici mekanizmayı devreye sokar.

Uyarılar beynin hipofiz bezinden beta endorfin salınmasını sağlar. Beta endorfin tıpda kullandığımız sentetik ağrı kesici morfinden 50 kat daha fazla oranda ağrı keser. Ayrıca endorfinler ağrını daha yukarıda ağrıyı duyan merkezlere geçmesini önler. Yani aslında biz doktorlar akupunkturla hiçbir ilaç kullanmadan vücudun tedavisini gene kendisine yaptırıyoruz.

Beyinde özellikle hipotalamus, hipofiz bezi ve de retikülo-formasyonu uyarır.

Akupunkturun yapmış olduğu ağrı azaltıcı (analjezi) özelliği özellikle morfin antagonisti (etkisini bertaraf eden) nalloxon adını verdiğimiz bir madde ile akupunkturun etkisi durdurur.

Akupunkturun en önemli etkisi organik olmasıdır. Bu konu ile birçok kobay ve hayvan deneyleri yapılmış olduğu akupunkturun çok az psikolojik etkisi olduğu, tedaviyi organik bir şekilde yaptığı ispat edilmiştir.

Akupunktur noktasının elektrik rezistansı 50,000 ohm’ken diğer cilt alanları 200,000, ila 2.000.000 ohm arasında yer alır.(1976 yılında Becker 1984 yılında Chan S tespit etmiştir.)Ayrıca akupunktur meridyenleri konusunda 1989 yılında Darras Technetium (TC)=radyo-aktif bir maddedir) yi akupunktur meridyeni boyunca ilerlediğini tespit etmiştir.Kısacası elektrik rezistansı(direnci) düşük olması demek elektrik akımını daha fazla iletir demek(akupunktur noktası )tir .

 

İçerik Arama


Ziyaretçi Sayacı

Önemli Linkler

Hava Durumu

Sitedeki Ziyaretçiler

Şuanda 1 misafir bağlı

Copyright© 2003-2008 Akumer Akupunktur ve Estetik Merkezi - Antalya.
Hosted by The Turk Host

Joomla Templates by JoomlaShack